Yardımına koştuğumuz insanların yalnızca bedenî değil manevî doyumlarını da önemli ve kıymetli görüyoruz. Dolayısıyla kalıcı eserlerimiz toplumu kalkındırma ve eğitim seviyesini artırma gibi amaçlar hedefliyor
Sayfalar / Kalıcı Eserler
Yardım ulaştırdığımız insanların yalnızca temel ihtiyaçlarını değil; eğitim, ibadet ve sosyal hayat gibi uzun vadeli ihtiyaçlarını da önemsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz kalıcı eser projeleriyle toplumların eğitim seviyesinin yükselmesine, sosyal yapının güçlenmesine ve insanların daha güvenli imkânlara kavuşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
Cami, mescit, medrese, külliye, okul, aşevi ve benzeri kalıcı eserler; bir bölgenin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecek nesillerine de hizmet eden önemli hayır çalışmalarıdır. İyiliğin nesiller boyunca devam edebilmesi açısından kalıcı eserleri son derece kıymetli buluyoruz.
Kalıcı eserler; toplumların eğitim, kültür, ibadet ve sosyal hayatının gelişmesinde önemli bir rol üstlenir. Bu yapılar sayesinde çocuklar ve gençler eğitim imkânına kavuşurken bölge halkı da ibadet edebileceği, bir araya gelebileceği ve sosyal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği güvenli alanlara sahip olur.
Özellikle eğitim ve altyapı imkânlarının sınırlı olduğu Afrika ve Asya bölgelerinde inşa edilen kalıcı eserler, bölge halkı için uzun yıllar hizmet verecek bir umut kaynağı hâline gelmektedir.
Kalıcı eserlerin tamamlanma süresi; projenin büyüklüğüne, inşaat alanına, zemin yapısına, bölgenin ulaşım ve altyapı imkânlarına, hava şartlarına ve güvenlik durumuna göre değişiklik gösterebilir. Mescit ve medrese gibi projeler çoğunlukla 3 ila 6 ay içerisinde tamamlanırken daha kapsamlı projelerde bu süre uzayabilmektedir.
Kalıcı eserler, insanlar faydalanmaya devam ettiği müddetçe hayrı ve sevabı devam eden sadaka-i câriye çalışmalarındandır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç şey müstesnadır: Sadaka-i câriye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.”
Bir caminin, mescidin, medresenin, okulun, su kuyusunun veya aşevinin yapımına katkıda bulunmak; yalnızca bir binanın inşa edilmesine destek olmak değildir. Yapılan bağış, o yapıdan yararlanacak insanların eğitimine, ibadet hayatına, güvenli suya ulaşmasına ve günlük ihtiyaçlarının karşılanmasına vesile olur.
Kalıcı eserler aynı zamanda toplumun birlik ve dayanışma duygusunu güçlendirir. Bir mescit veya külliye, ibadet edilen bir mekân olmanın yanında insanların bir araya geldiği, çocukların eğitim aldığı ve ihtiyaç sahiplerinin desteklendiği sosyal bir merkez hâline gelir.
İnsanların eğitim almasına, Kur’an-ı Kerim öğrenmesine, ibadetlerini yerine getirmesine ve daha güvenli şartlarda yaşamasına katkıda bulunan her kalıcı eser, destek olan bağışçılar için uzun yıllar devam edecek bir hayra dönüşür.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren bir tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir.”
Siz de kalıcı eser projelerine destek olarak bir çocuğun eğitimine, bir ailenin huzuruna ve bir toplumun geleceğine katkıda bulunabilirsiniz. Yapacağınız her bağış, tamamlanan eserlerden insanlar faydalandıkça yaşamaya devam eden bir iyiliğe dönüşecektir.