Ticari faaliyetlerde bulunanlar için zekat hesaplaması; eldeki mallardan alacaklara, borçlardan yatırım araçlarına kadar titizlikle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Bu rehberimizde; ticari malların güncel piyasa değeri üzerinden nasıl değerlendirileceği, kira gelirlerinin zekat durumu ve kesinleşmiş borçların zekat matrahından düşülmesindeki fıkhi incelikleri detaylıca ele alıyoruz.
Sayfalar, Haberler, Faaliyetlerimiz, Bloglar gibi title atılabilinir belki İçerikler / Ticari Mal ve Alacakların Zekatı Nasıl Hesaplanır?

Ticari malın zekatı, hesaplama anındaki güncel piyasa değeri esas alınarak ve kar beklentisi dikkate alınmadan belirlenir. Alacakların zekatı ise tahsil edilmesi kuvvetle muhtemel olan alacakların toplam değere ilave edilmesiyle hesaplanır.
Stok zekatı hesaplama yapılırken elde bulunan tüm mallar, satış fiyatı üzerinden değerlendirilir. Ayrıca dükkan malının zekatı da aynı şekilde mevcut değerler üzerinden hesaplanır ve toplam varlık nisap miktarına ulaşıp üzerinden bir kameri yıl geçtiğinde yüzde 2,5 oranında, yani 40’ta 1’i oranında verilir.
Ayrıca; ticari malın zekatı, alacakların zekatı, stok zekatı hesaplama ve dükkan malının zekatı ile ilgili detaylar aşağıda yer alıyor.
Ticari mal, kar amacı ile alınıp satılan mallara denir. 24 ayardan 80,18 gr. altın değerinde ticaret malına sahip olan kişiler, nisap miktarı mala sahip olmasının üzerinden bir kemeri yıl geçmesi durumunda, kırkta bir yani yüzde 2,5 oranında ticari malın zekatını vermeli.
Zekatın "Nema" (Artıcı) Sırrı ve Ticaret Malları
Zekatın ‘’nema’’ (artıcı olma) şartı, malın yalnızca elde bulunmasını değil, aynı zamanda sahibine gelir, kazanç ya da artış potansiyeli sağlamasını ifade eder. Bu sebeple zekat, üretken ve çoğalabilir nitelikteki mallara farz kılınmıştır.
Bu çerçevede ticaret malları, nema özelliğinin en açık örneğidir. Çünkü alınıp satılarak kâr elde etmek amacıyla bulundurulurlar ve sürekli bir artış potansiyeli taşırlar. Aynı şekilde para, altın, hayvanlar veya yatırım araçları da bu kapsamda değerlendirilir.
Stokta bulunan ürünler, satılmak üzere tutulan ticari mallardır. Kar amacı güdüldüğünden dolayı artıcı niteliktedir ve zeka tabidir. Bu nedenle, stok zekatı hesaplaması yapılması gerekir.
Hammaddeler ise üretimde kullanılmak için alınan malzemelerdir. Bu da ürüne dönüşerek kazanç sağlayacağından dolayı nema özelliği taşır. Ayrıca mamuller yani bitmiş ürünler, üretilmiş ve satışa hazır mallardır. Bu nedenle doğrudan gelir elde etme amacı taşıdığından dolayı zekata dahildir.
Ticari malın zekatı hesaplanırken, dükkan malının zekatı kapsamında bulunan tüm mallar yani stoklar, hammaddeler ve mamuller güncel piyasa değeriyle hesaba katılır. Bu süreç stok zekatı hesaplama olarak da ifade edilir.
Ayrıca, tahsil edilmesi muhtemel alacakların zekatı da toplam değere eklenir. Böylece ticari malın zekatı belirlenirken kar değil, elde olan malların ve alacakların toplam değeri esas alınır ve nisap miktarını aşan bu tutar üzerinden yüzde 2,5 oranında zekat verilir.
Yıl sonu değer tespiti, ticari malların zekat hesaplamasında kullanılan bir yöntemdir. Malların değeri yıl sonunda ya maliyet bedeli yani alış fiyatı ve üretim giderleri dahil ya da güncel piyasa değeri üzerinden belirlenir. Bu tespit, hakikaten mevcut olan değer üzerinden hesaplanmasını sağlar. Gelecekteki kar ya da fiyat değişimleri bu hesaplamada dikkate alınmaz.
Zekat hesaplamasında borçların mevcut varlıktan düşülmesi, mükellefin net zenginliğinin tespiti için temel bir ilkedir. Kişinin ödemesi gereken borçlar, eldeki mevcut ticari mal, altın veya nakit değerinden düşülür; zekat matrahı bu işlemden sonra kalan net miktar üzerinden belirlenir.
Borçların düşülmesinde vadeden ziyade "zimmet" esası dikkate alınır:
Bu yöntemle, kişinin gerçek mali durumu üzerinden adil ve fıkha uygun bir hesaplama yapılması sağlanır.
Alacakların zekatı, alacaklı kişinin sorumluluğundadır. Güçlü ve orta alacaklarda borçlunun ikrarı ya da tahsil edilmiş nisap miktarı üzerinden her yıl zekat ödenir. Bunun yanı sıra zayıf alacaklarda tahsil edilip üzerinden bir yıl geçince sadece o yılın zekatı verilir. Geçmiş yıllar için zekat gerekmez.
Borç olarak verilen paralarla ticaret mallarının bedeli olan alacaklar, güçlü alacaklardır. Borçlular tarafından ikrar edilirse veya borcu ispata yarayan kesin delil bulunuyorsa, alacaklı tarafından her yıl zekatların ödenmesi gerekir. Ayrıca önceki senelere ait zekatı verilmemiş ise, alacak tahsil edildikten sonra geçmiş yıllara ait zekaları ödenir.
Satım için olmayan bir malın gelirinden kaynaklanan alacaklar, orta alacaklardır. Ev kirası alacağı gibi. Bu alacakta geçmiş senelerin zekat borcu gerçekleşir. Fakat zekat borcunun ödenme mecburiyeti için alacaklının en az nisap miktarı kadar tahsil etmesi gereklidir.
Vasiyet, mehir ve diyet gibi mal bedeli olmayan alacakları kapsar. Bu tür alacaklar mal değişiminde oluşmuş borç değildir. Bu nevi alacakların geçmiş senelere ait zekatları gerekmez. Tahsil edilip üzerlerinden bir yıl geçince zekatları verilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/305; Mehmed Zihni, Ni‘met-i İslâm, 739, 740)
İnkar edilen ya da geri alınma ihtimali bulunmayan alacaklar için alacaklının her yıl zekat vermesi gerekmez. Bu tür ümit kesilmiş bir alacak daha sonra ödenirse, tahsil edilip üzerinden sene geçtikten sonra yalnızca o yılın zekatı verilir. Geçmiş seneler için zekat gerekmez. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/96)
Alacakların zekatı, tahsil edildikten sonra ve üstünden bir sene geçtikten sonra verilir. Güçlü ve orta alacaklarda geçmiş yıllara ait zekat, tahsil sonrası ödenir. Zayıf alacaklarda ise sadece tahsil edilen yılın zekatı verilir. Geçmiş yıllar için zekat gerekmez.
İşletme Varlıklarının Zekatı (Bina, Demirbaş, Araçlar)
Üretim araçları zekata tabi tutulmaz. Fakat bunlarla elde edilen ürün ya da gelirler, tek başına veya diğer birimlerle birlikte nisap miktarına ulaşır ve üzerinden bir sene geçerse, kırkta bir yani yüzde 2,5 oranında zekata tabi olur.
Ticaret maksadı ile elde bulundurulan taşınmaz mallar zekata tabi olur. Kişinin ticari amaçlı olarak alıp sattıkları mallar da bu kapsamda bulunur. Buna göre, büro ve mesken gibi kullanım amaçlı olmayıp alıp satmak amacıyla kişilerin ellerinde bulundurdukları taşınmazların bir senelik borçlar çıktıktan sonra değerleri nisap miktarına ulaşmış ve üzerinden bir kameri sene geçmişse, kırkta bir yani yüzde 2,5 oranında zekatının verilmesi gerekir. (bk. Kâsânî, Bedâ’i, 2/6, 20)
Dükkan malının zekatı, ticari amaçla elde bulundurulan dükkan ya da işyeri mallarını kapsar. Bu malların değeri borçlar düşüldükten sonra nisap miktarına ulaşıp üzerinden bir yıl geçerse, kırkta bir yani yüzde 2,5 oranında zekat ödenir. Bunun yanı sıra kullanım amacıyla tutulmayan ve alım-satım amaçlı bulundurulan taşınmazlar da bu kapsamdadır.
Kişinin asli ihtiyaçları ve bir yıllık borçları dışında, 80.18 gr. altın değerinde (nisap miktarı) nakit veya ticaret malına sahip olması zenginlik ölçüsüdür. Kiraya verilen gayrimenkullerin zekatında şu hususlar esas alınır:
Önemli Fark: Gayrimenkul eğer "satışa çıkarılmışsa" (siteler ve kurumlar aracılığıyla ilandaysa), o andan itibaren "ticari mal" statüsüne girer ve kira getirisi üzerinden değil, mülkün piyasa değeri üzerinden zekat hesaplanması gerekir.
Ticari zekat hesaplanırken, ticari malın zekatı güncel piyasa değeri üzerinden belirlenir ve kar dikkate alınmaz.
Stoklar, hammaddeler ve maluller de bu kapsamda değerlendirilir, stok zekatı hesaplama sürecine dahil edilir.
Tahsil edilebilir alacaklar ise alacakların zekatı, alacak türüne göre belirlenir ve sadece tahsil edildikten sonra ödenir.
İşletmede bulunan ve satış amacı ile tutulan dükkan malının zekatı da aynı şekilde, borçlar düşüldükten sonra nisap miktarına ulaşıp bir sene geçmişse yüzde 2,5 oranında ödenir. Bu sayede tüm ticari varlıkların zekatı hesaplanırken borçlar düşülerek doğru miktar belirlenmiş olur.
İyilik Yolu Derneği zekat hesaplama sayfamızdan, tüm varlık ve borçlarınızı girerek kolayca hesap yapabilirsiniz.